23 Mart 2007

Anadolu Kavağında Yemekteyiz...

Anadolu kavağını uzak diye düşünerek pas geçmeyin. Kışın bile olsa, şehirden kopabilmek adına güneşi gördüğümüz ilk pazar günü soluğu burada aldık. Daha yola çıktığınız anda İstanbul'un yoğunluğunu unutturan ağaçlık yollar, sizi ufak ama cıvıl cıvıl bir sahil kasabasına taşıyor. Birçok mekan alternatifi içerisinden, biz iskelenin hemen sağ tarafındaki restaurantın verandasına yerleşiverdik. Karnımızın aç olmaması bile bizi durduramadı. Ortaya gelen koca salata ve kalamar ile birlikte denizin o eşsiz manzarası bizi kendimizden geçirdi. Sadece bunlarla yetindiğimizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Yanılmanız doğal çünkü daha bizi yeni tanıyorsunuz :)

Bir yanda kalamar, midye dolma, karides güveç, midye tava, ahtapot ve salata; diğer yanda deniz, güneş, tekneler ve martılar...

Bir pazar günü bunlardan daha güzel bir kombinasyon olabilir mi?

Anadolu Kavağı'na ve seçmiş olduğumuz bu mekana dair tek sıkıntımız, bizim gibi günübirlik kaçamak yapmak isteyen birçok insan olması idi. Ama bu bile keyfimizi kaçıramadı!

Yemekteyiz'in İrem'i ve Onur'u olarak buraya verdik....